İngilizce Deyimler Neden Önemli?

İngilizce öğrenirken sadece temel kelimeler yetmez; anadili İngilizce olanlar günlük konuşmalarında sürekli deyim (idiom) kullanır. Deyimler, kelimelerin gerçek anlamından farklı bir anlam taşıyan kalıplaşmış ifadelerdir. B2 seviyesine geçtiğinizde bu tür ifadeleri anlamak ve kullanmak, akıcılığınızı belirgin şekilde artırır. Bu rehberde hava, vücut, yiyecek, hayvan, zaman ve renk temalı 50 deyimi bulacaksınız.

Hava Temalı Deyimler

1. Under the weather

Anlamı: Kendini iyi hissetmemek, hasta veya bitkin olmak.

Örnek: "I can't come to work today. I'm feeling under the weather."

2. Every cloud has a silver lining

Anlamı: Her zorluğun içinde bir iyilik vardır.

Örnek: "Don't worry about losing the job. Every cloud has a silver lining."

3. Storm in a teacup

Anlamı: Önemsiz bir konuda büyük gürültü koparmak.

Örnek: "Their argument was just a storm in a teacup."

4. On cloud nine

Anlamı: Çok mutlu, dünyaları benim olmuş.

Örnek: "She was on cloud nine when she got the promotion."

5. Break the ice

Anlamı: Gergin ortamı yumuşatmak, sohbeti başlatmak.

Örnek: "He told a joke to break the ice at the meeting."

Vücut Temalı Deyimler

6. Cost an arm and a leg

Anlamı: Çok pahalı olmak.

Örnek: "That car cost me an arm and a leg."

7. Hit the nail on the head

Anlamı: Tam isabet etmek, doğruyu söylemek.

Örnek: "You hit the nail on the head with that analysis."

8. Bite the bullet

Anlamı: Zor bir şeyi yapmaya katlanmak, göze almak.

Örnek: "I had to bite the bullet and tell him the truth."

9. Heart of gold

Anlamı: Altın gibi bir kalp, çok iyi niyetli.

Örnek: "My grandmother has a heart of gold."

10. Pull someone's leg

Anlamı: Birini kandırmak, şaka yapmak.

Örnek: "I'm just pulling your leg! Of course I believe you."

Yiyecek Temalı Deyimler

11. Piece of cake

Anlamı: Çok kolay.

Örnek: "The exam was a piece of cake."

12. Spill the beans

Anlamı: Sırrı ifşa etmek.

Örnek: "Someone spilled the beans about the surprise party."

13. Full of beans

Anlamı: Enerji dolu, neşeli.

Örnek: "The children are full of beans today."

14. Bite off more than you can chew

Anlamı: Haddinden fazla işe girişmek.

Örnek: "He bit off more than he could chew by taking on three projects."

15. Butter someone up

Anlamı: Birini pohpohlamak, yağ çekmek.

Örnek: "She's buttering up the boss to get a raise."

Hayvan Temalı Deyimler

16. Let the cat out of the bag

Anlamı: Sırrı ortaya çıkarmak.

Örnek: "I accidentally let the cat out of the bag about the party."

17. Curiosity killed the cat

Anlamı: Merak bazen zarar verir.

Örnek: "Don't ask too many questions—curiosity killed the cat."

18. Raining cats and dogs

Anlamı: Bardaktan boşanırcasına yağmur yağmak.

Örnek: "It's raining cats and dogs outside."

19. When pigs fly

Anlamı: Hiç olmayacak bir şey, imkânsız.

Örnek: "He'll pay you back when pigs fly."

20. Wolf in sheep's clothing

Anlamı: Kendini masum göstermeye çalışan tehlikeli biri.

Örnek: "Beware of him—he's a wolf in sheep's clothing."

Zaman Temalı Deyimler

21. Once in a blue moon

Anlamı: Çok nadiren.

Örnek: "I see my old friends once in a blue moon."

22. In the nick of time

Anlamı: Tam zamanında, son anda.

Örnek: "The ambulance arrived in the nick of time."

23. Time flies

Anlamı: Zaman çok hızlı geçiyor.

Örnek: "Time flies when you're having fun."

24. Kill time

Anlamı: Zaman geçirmek, vakit öldürmek.

Örnek: "We played cards to kill time at the airport."

25. On the spur of the moment

Anlamı: Aniden, düşünmeden.

Örnek: "We decided to go on the spur of the moment."

Renk Temalı Deyimler

26. Green with envy

Anlamı: Kıskançlıktan yeşil olmak.

Örnek: "She was green with envy when she saw my new car."

27. Feel blue

Anlamı: Üzgün, moralsiz hissetmek.

Örnek: "I've been feeling blue since she left."

28. Red tape

Anlamı: Bürokrasi, gereksiz evrak işleri.

Örnek: "There's so much red tape in this country."

29. Black sheep

Anlamı: Aile veya grupta dışlanan, sorun çıkaran kişi.

Örnek: "He's always been the black sheep of the family."

30. White lie

Anlamı: Zararsız, iyi niyetli yalan.

Örnek: "I told a white lie so I wouldn't hurt her feelings."

Ek Yaygın Deyimler

Aşağıda günlük İngilizcede sık kullanılan 20 deyim daha bulacaksınız:

  • 31. Break a leg – Başarılar dilemek (tiyatroda uğur sayılır)
  • 32. Hit the sack – Yatmaya gitmek
  • 33. Get cold feet – Son anda korkmak, vazgeçmek
  • 34. See eye to eye – Aynı fikirde olmak
  • 35. Burn the midnight oil – Gece geç saatlere kadar çalışmak
  • 36. Through thick and thin – İyi kötü her durumda
  • 37. Call it a day – Bugünlük işi bırakmak
  • 38. A dime a dozen – Her yerde bulunur, sıradan
  • 39. Beat around the bush – Lafı dolandırmak
  • 40. Miss the boat – Fırsatı kaçırmak
  • 41. Get the ball rolling – İşe başlamak
  • 42. On the same page – Aynı anlayışta olmak
  • 43. Go the extra mile – Fazladan çaba harcamak
  • 44. Throw in the towel – Pes etmek
  • 45. Cut corners – Kestirmeden gitmek, kaliteden ödün vermek
  • 46. Back to the drawing board – Baştan planlamak
  • 47. Get your act together – Kendini toparlamak
  • 48. In hot water – Başı belada olmak
  • 49. On the fence – Kararsız kalmak
  • 50. The ball is in your court – Sıra sende

Deyimleri Nasıl Öğrenirsiniz?

İngilizce deyimleri ezberlemek yerine bağlamda öğrenmek daha kalıcı olur. Film ve dizilerde, film ve dizi ile öğrenme tekniklerini kullanarak deyimleri not alın. Günlük konuşmalarda ve yazılarda bu ifadeleri deneyin. Kelime çalışma teknikleri deyimler için de geçerlidir; her gün birkaç deyim öğrenip cümle içinde kullanabilirsiniz. B2 seviyesindeki kelime testlerimizi çözerek deyimleri pekiştirebilirsiniz.

Hemen Teste Başlayın!

Öğrendiklerinizi mini testlerle pekiştirin. B2 Kelime Testi ile deyim ve ifadelerinizi sınayın.

Ücretsiz Teste Başla →